Prof. Dr.
Bilal KEMİKLİ
Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Eski Dekanı ve Türk-İslam Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı
Disiplinlerarası Entelektüel Yolculuklar’ın bu bölümünde konuğumuz; Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bilal Kemikli.
Bu bölümde, kavramların ve imgelerin hızla tüketildiği, anlamın yüzeyselleştiği modern dünyada; Yunus’un nefesinden Ahmed Yesevî’nin hikmetine, Niyâzî-i Mısrî’den Süleyman Çelebi’ye uzanan köklü irfan edebiyatımızı günümüz insanının ruh iklimiyle buluşturmaya çalışacağız.
Şiirin, mûsikinin, mimarinin ve tekke kültürünün harmanlandığı o zengin medeniyet mirasını sadece tarihsel bir hatıra olarak değil, günümüzün yalnızlaşan bireyine ve anlam arayışına direnen diri bir rehber olarak yeniden duymaya ihtiyacımız var.
Türk-İslam edebiyatının ve halk şiir geleneğinin insanımızı inşa eden ruhunu, Bursa başta olmak üzere ruhu olan kadim şehirlerimizin toplumsal hafızamızdaki yerini, dijital çağda muhafaza etmemiz gereken okuma ahlakını ve irfani estetiğin genç kuşaklara aktarılma yollarını derinlemesine konuşacağız.
Konuğu tanıyın
Dr.
Suat AYHAN
Bağımsız Araştırmacı
Disiplinlerarası Entelektüel Yolculuklar’ın bu bölümünde konuğumuz araştırmacı-yazar Dr. Suat Ayhan.
Bu bölümde, Ortadoğu’nun tarih boyunca farklı medeniyetlerin, inançların ve siyasi yapıların kesişme noktalarından biri olmuş önemli ülkelerinden Lübnan’ı ele alacağız.
Lübnan’ın yakın dönem tarihinden bağımsızlık sürecine, siyasi ve toplumsal yapısından mezhepsel dengelerine; Filistin meselesinden Lübnan İç Savaşı’na, Suriye vesayetinden Hizbullah’ın bölgesel konumuna kadar Lübnan’ın geçmişini ve bugününü şekillendiren pek çok önemli başlığı değerlendireceğiz.
Bunun yanında Lübnan’ın İran, Suriye, İsrail ve Türkiye ile ilişkilerini; ülkenin uluslararası siyasetteki yerini, yaşadığı sosyo-ekonomik sorunları ve Sünni-Şii kutuplaşmasının Lübnan üzerindeki bölgesel etkilerini de ele alacağız.
Konuğu tanıyın
Dr.
Elnur AĞDAMLI
Bağımsız Araştırmacı
Dr. Elnur Ağdamlı, Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalı bünyesinde doktora eğitimini tamamlamış, özellikle Kafkasya bölgesi, Azerbaycan tarihi ve bölgenin jeopolitik geçmişi üzerine odaklanan araştırmalarıyla tanınan bir akademisyendir. Çalışmalarında Orta Çağ’dan yakın döneme kadar Doğu ile Batı arasında köprü işlevi gören Güney Kafkasya coğrafyasının tarihi seyrini, Şirvanşahlar Devleti’nin hanedanlık yapılarını ve bölgede yaşanan toplumsal ve siyasi kırılmaları arşiv belgeleri ve tarihsel kaynaklar ışığında incelemektedir. Azerbaycan Şirvanşahlar Devleti Derbendîler Hânedânı başlıklı telif eseri ile Kafkasya ve Doğu Avrupa coğrafyasında kurulan tarihi devletlerin idari ve kültürel miraslarına yönelik nitelikli katkılar sunmuştur. Ayrıca Ermenistan’ın kuruluşu, bölgedeki nüfus hareketleri ve Güney Kafkasya Türklerinin tarihi süreç içerisindeki durumuna dair kaleme aldığı akademik yayınlar, konferanslar ve tebliğler aracılığıyla tarih araştırmalarına yön vermeye ve bilimsel çalışmalarını aktif olarak sürdürmeye devam etmektedir.
Konuğu tanıyın
Dr.
Serkan DENKÇİ
Bursa Uludağ Üniversitesi Misafir Öğretim Üyesi
Disiplinlerarası Entelektüel Yolculuklar’ın bu bölümünde konuğumuz Bursa Uludağ Üniversitesi Misafir Öğretim Üyesi Dr. Serkan Denkçi.
Bu bölümde, yine farklı disiplinlerin kesiştiği, metafizik ve estetik açıdan oldukça heyecan verici bir
konuyla karşınızdayız. Modern insanın belki de en büyük mücadele alanlarından biri olan “anlam
dejenerasyonu” ve “karakter/ahlak erozyonu” meselesini konuşacağız.
Her yıl yüzbinlerce insanı etkisi altına alan görsellik baskısı ve tüketim kültürü, ne yazık ki en
temel değerlerimizden biri olan “güzellik” imgesini ifsat etmiş durumdadır. Bu noktada, insanın
hakikatle olan bağının kopması ve kendi varlığına yabancılaşması, hem dünyada hem de
ülkemizde modern çağın en büyük “anlam krizlerinden” biri olarak öne çıkıyor.
Bugünkü konuğumuz, bu derin krize karşı İslam düşünce tarihinin en kudretli isimlerinden biri
olan Şeyhü’l-Ekber İbnü’l-Arabî’nin perspektifiyle bir çıkış yolu arayan, bu alanda çok kapsamlı
bir çalışma yürütmüş bir isim. Kendisi, hazırladığı doktora teziyle; İbnü’l-Arabî’nin Güzellik
Anlayışı’nı, varlığın kökeninden (ontoloji) bilginin imkanına (epistemoloji), oradan da ahlaki
değerlere (aksiyoloji) uzanan geniş bir yelpazede, bir “Tecellî Estetiği” modeli üzerinden detaylı
bir şekilde incelemiş.
Hocamızla, varlığın bizatihi kendisinin nasıl bir güzellik tecellisi olduğunu ve bu estetik
nazarın günümüz insanı için nasıl alternatif bir şifa kaynağı olabileceğini konuşacağız.
Konuğu tanıyın